Soliens: ;Yazıcı Melek
Lucifer : En büyük şeytan

(Şizofrenik bir deneme!)

Bulutlar ağaç yüklendi artık; alev yağacak üstümüze. Saçlarımız dökülecek pul pul.

Ve insanlar artık öğrenecek tanrının yukarda olmadığını.Gökyüzündeki bir yönetim sistemi kabul edilmeli mi? Aşırı metafizik.Bana göre gazoz kapakları da kutsal, çocukluğumuzu bize sürekli hatırlatan bir kutsal simge… Her deprem olduğunda diyorum hep yere bakarak “tamam Tanrım haklısın bu aralar insanlar hakikaten azdı ve hak ediyorlar bu ufak cezanı”.

Tanrının melekleri omzumda oldukları için her gece aynı yastığa baş koyarız ve uyuyormuş taklidi yapıp onların fısıltılarına kulak veririm. Neler anlatıyorlar bir bilsen şaşkınlıktan bütün hücrelerin sarhoş olur. Bak geçen salı bahsettiği bir konu vardı birinin diğerine ;

“Şiii Soliens biliyor musun bu insancıklar her şeye inanıyorlar. Lucifer’in kuzeni vardı yaa , işte bir insancığın rüyasına girmiş ve bir sürü şey saçmalamış ama anlattıklarına hala inanıyorlar. Sen tut herkese anlat erkeği de kadını da Göktanrı yarattı diye , bir de bir sürü kitap yazılmış kutsal diye. Biz burada boşuna konuşuyoruz demek ki. Haberci bizdik sözde değil mi Soliens?”

Of of daha neler neler var inanmazsın.Erkeği tanrının kadını da Lucifer’in yarattığını söylüyorlar. Lucifer hep dermiş “Benim yarattığım kadın öyle inatçı, öyle kindar ve öyle yaratıcı olacak ki dünyayı o şekillendirecek. O bir adem tohumu atar fakat benim bahçemde dört Havva yeşerir”. Gerçekten de dünyada bir erkek başına dört kadın düşüyor ilginç değil mi?

Fakat beni en çok şaşırtan olay magma denen tabaka aslında cehennemmiş.Bir üst katı da daha soğuk ve bütün madeni zenginliklerin ve yer çekimi daha fazla olduğu için daha ferah ortamı bulunan cennetmiş.Deniz diplerinden süzülen temiz ve berrak sular madenlerle karışıp dünyanın en güzel şarabından daha lezzetli şelaleler olarak cennetin vadilerine akıyormuş. Aslında daha akılcı geliyor bunlar bana ama deliyim diye kime anlatsam inanmazlar. Melekleri duyabildiğimi söylesem yakarlar beni daha doğrusu.

Ölen insanları neden gömüyorlarmış önceden sanıyorsun? Toprağın altında hizmetkâr ayrıştırıcı melekler bizi topraktan günahlarımızı süzerek terminale götürüyorlarmış.Orda bir tren , bir de asansör varmış. Tren birkaç bin kilometre ilerdeki cennetteki yeni yaşama mekanımıza götürüyormuş , asansör ise Lucifer’in huzuruna. Ama Lucifer’in kuzeni bile ; on iki yaşındaki göğsü çıkmamış huriler fikrini mide bulandırıcı buluyormuş.Cennet ve cehennemin dekoratörleri ve mühendisleri sekiz büyük melekmiş.O yüzden huri olayı ; insanların sapıklık iç güdülerini harekete geçirip dünyayı cennetle karıştırıp kaos yaratmasını sağlamak için melekler tarafından oynanmış bir oyunmuş.

Cehennemde insanlar sürekli alevler içinde yandıkları için tıpkı Lucifer’in hizmetkarları gibi simsiyahlarmış. Ve bir gün bir kadının rüyasına Lucifer girmiş ve kadın Lucifer’e , “Yüce ateş beni mademki sen yarattın neden sana benzemiyor gözlerim ve neden senin gibi değil bu nacizâne tenim? Bana öyle bir tohum ver ki insanlar çiçeklerime baktığında seni hatırlasın” demiş. Lucifer kadının bu yalvarışlı isteğini kabul ederek onunla ilişkiye girmiş ve doğan çocuğu ilk zenci olarak dünyaya gelmiş.Cehennem gibi kokan, Lucifer’in gözlerinden bakan ve savaşları yöneten bir nesile kavuşmuş dünya.

Başım ağrıyor yine. Ne zaman böyle anlatsam sana bunlara benzer şeyleri beynim yerinden fırlayıp ayaklarımın ucuna düşecek gibi oluyor. Neyse bunları sesli olarak dile getirmediğimden omuzlarımda yatan melekler ile aramda sorun çıkmaz.Çünkü onlar ruhun değil bedenin sözcüklerini yargılarlar.

Bir de meleklerin sürekli tartıştıkları bir konu var ki sorma her gece uyutmuyorlar beni ; Lucifer’in ateşinden yarattığı kadın’ın kötülük ve savaş çığırtkanlığı yapması normal çünkü ruhunun özünde var.Fakat Tanrı’nın nefesinden yarattığı erkeğin kötülük yapması ve sürekli savaşıp insanlara zulüm yapması Tanrı’yı Lucifer’den farksız yapmaz mı? Acaba Tanrı yok mu? Biz de Lucifer’in sadık haberci hizmetkârları mıyız?”.

Bunu sakın söyleme tamam mı onlara? Bu konu yüzünden kafaları oldukça karışık ve kandırılmış hissediyorlar kendilerini zaten.

İnsanlar öldükten sonra nereye gideceği konusuna gelince ; mantığı şu :

İnsan %0.333’den az iyi ise o insan kötüdür. Yani %0.666’dan fazla kötü ise o insan kötüdür. Bin de altı yüz altmış altı. Bu bir köprüdür.İyiliğin son bulduğu ve kötülüğe yani cehenneme giriş pasaportunun ücretidir. O yüzden 666 sayısı uğursuzdur ve şeytanı sembolize eder. Geri kalan %0.1 ise kaderdir. Bir insan 1000 de 666 dan kötüyse cehenneme girer, 1000 de 333 den iyi ise cennete gider.

……. !

Reklamlar