2009 Yılının yaz aylarına girdik. Artık üstümüzdeki hammallığı atıp deli gibi oyunlara gömülme vaktinin geldiğini hissediyorum. Ben de hiç aramaya uğraşmayın diye 200 bağlantıyla bile çekebileceğiniz oyunların Torrent linklerini paylaşmak istedim. Virüs felan asla yoktur. Çalışmayan link olursa linkin bozuk olduğundan değildir.ÇAlışmayan linkleri bir saat sonra tekrar denediğinizde çalışacağını görürsünüz. İyi oyunlar.

Oyunlar: Tomb Raider : Anniversary, Half Life 2 -Episode Two, Roma Total War (Barbarian Invasion + Alexander), Call of Duty: Modern Warfare, Assassins Creed, Fallout 3, Football Manager 2009.

Not: Tüm oyunların görüntüleri ve açıklamaları var, indirme linkleri de yazıların altında.

Fallout 3
Yıl 2277… Nükleer savaşın üzerinden tam 200 yıl geçmiştir… Ve o gün bir bebek dünyaya gelir, Washington D.C.’deki Vault 101’de gözlerini hayata, daha doğrusu nükleer yıkıma açar. Yıkımın getirdiği esintiler tüm yaşam enerjisini götürmüştür bu diyarlardan. Vault’lar, kısaca Overseer’ın tüm otoritesini kullandığı büyük kafesler, insanlar için tek güvenli yerler olarak görülmektedir. Atık topraklarda hayatta kalma mücadelesi vermek ya da Vault-Tec şirketinin size sunduğu temiz su ve gıdalarla mutlu mesut tutuklu yaşamak… Fallout tüm gerçekciliği ile tutuklu yaşamak ile hayatta kalmak arasındaki farklı yüzümüze tekrar vurmaya hazır.

Gelmiş geçmiş en iyi oyun damgasını seve seve bastığımız, yıllanmış muhabbetlerin en temel taşı olan bir oyunu üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmişken yeniden yapabilme cesaretini göstermek şüphesiz ki her yapımcının harcı değil. Bazı oyunların devamını getirmek mümkün değildir. Bırakın başka yapımcıları kendi yaratıcısı bile beceremez hatta çoğu zaman cesaret edemez. İşte Fallout böyle bir oyun.

Sevenlerinin yenisi beklemediği, beklemeye korktuğu bir oyun. 2008 yılında yeniden yorumlanmasını istemeyeceğimiz kadar kusursuz bir oyun, daha doğrusu bir oyundu; Bethesda bu kısmi güvenli mahzenlerden birine tekrar minik bir bebek düşürene kadar. Fallout, 2008 yılında en iyi ne şekilde ortaya çıkabilirdi diye düşünmenize gerek yok, Bethesda en iyisini yapmayı başarmış. İşte tam bu satırda şunu tavsiye ediyorum: önyargıları bir kenara bırakın, işte o zaman yeniden wasteland’in radyasyonunu hissedebilmeniz mümkün olacaktır.

Boyut : 5.6 GB

Football Manager 2009 – GOLD_DEMO-PC
(Demo değildir, oyunun ismi öyle 🙂 )

Her sezon takımımız bize bir transfer bütçesi sunuyor. Bu transfer bütçesi başarılarımıza & başarısızlıklarımıza göre küçülüyor ve büyüyor. Transfer bütçemizi ismindende anlaşıldığı gibi transfere kullanıyoruz. Oyunda bizden sürekli beklentiler oluyor bu beklentileri karşılayamazsak bırakın transfer bütçesinin genişlemesini kovulmamız an meselesi oluyor. Oyundaki yönetimler farklılık gösterebiliyor. Örneğin bazı sabırlı yönetimler siz ültimatom verseniz bile sorunsuz isteğinizi gerçekleştiriyorlar fakat bazıları isterseniz takımı beş sene üst üste şampiyon yapmış olsanız bile ültimatomunuzu reddediyor ve sizi kovuyor…

Sezon açılmadan önce bizden kendi sahamızın çim boyutu, futbolcu forma numaraları ve başarı primleri isteniyor. Bunları dilediğimiz gibi seçebiliyoruz. Bazı oyuncular forma numaralarını özel istiyorlar örneğin Roberto Carlos bizden 3 numaralı formayı istiyor ve vermez isek morali düşebiliyor.

Oyunda antremanlar büyük önem taşıyor. Antremanımızı iyi ayarlayabilirsek takımımıza çok büyük faydası oluyor. Taktiklerimizide takımımıza göre ayarlamalıyız. Örneğin sağ kanadı yavaş bir takımımız varsa sol kanada daha çok ağırlık vermeliyiz ve sağ kanat için hemen transfer çabalarına girişmeliyiz.

Football Manager turn based bir şekilde ilerliyor ve zaman zaman kendini tekrarlayabiliyor. Örneğin basın toplantıları bir, iki, üç derken hep aynı soruların karşımıza çıkması ile bizi sıkabiliyor. Açıkçası ben birkaç basın toplantısına girdikten sonra diğer basın toplantılarının hepsine asistanımı göndermeyi tercih ettim. Aslında asistanı göndermek bir kaçış değil çünkü basın toplantıları ne kadar sıkıcı olsada medya ile olan ilişkimizi belirliyor

Boyutu : 1.4 Gb

Assassins Creed

Uzun bir bekleyişten sonra nihayet elimize geçti Assassin’s Creed (kısaca; AC). Prince of Persia serisinin yaratıcısı Ubisoft’un (Zaten AC’in kutusunu ilk açtığımızda burnumuza Prince of Persia kokusu gelmekte), bu projenin de altından kolayca kalkabileceğini ve son derece güzel bir eser çıkartabileceğini tahmin ediyorduk. Güzel tanıtımlarla o kadar çok heyecanlanmıştık ki, onu beklerken zaman geçmez oldu. Bakalım AC, sabırsızlıkla geçirdiğimiz zamanlara değdi mi?

Oyunu ilk açtığımızda bulanık bir ekran, hareket eden insanlar, bir yeri resmeden görüntülerin ekranda belirip kaybolması, bir delinin bizi iteklemesi gibi ilginç manzaralarla karşılaşıyoruz. Garip garip sorular kafamızda dolaşırken, kâbustan uyanmış gibi Animus adındaki makinenin içinden fırlıyoruz. Hemen ardından ise bu sefer “Animus adındaki makineye nasıl girdim?”, “Bu bilim adamları kim?”, “Neden beni buraya getirdiler?” gibi sorular kafamızı kurcalamaya başlıyor. Fakat merak etmeyin, hepsinin cevabını bulacağız.

Boyut : 3 GB

Call of Duty: Modern Warfare

Er Ryan’ı Kurtarmak filmini izlemeyeniniz yoktur. İşte o filmden sonra yıl geçmedi ki 2. Dünya Savaşı’nı konu almayan bir oyun çıkmasın. Medal of Honor ile başlayan furya, Battlefield, Call of Duty gibi daha hatırlayamadığım onlarca isimle devam etti ve neredeyse 2. Dünya Savaşı’nın oynamadığımız cephesi kalmadı.

Sonunda Call of Duty serisinin yapımcısı Infinity Ward, bu konseptin “eskidiğini” fark etmiş olacak ki, karşımıza yepyeni bir oyunla çıktı. Günümüz zamanını ve yakın geleceği temel alarak, uluslararası vakaları konu edinen yeni Call of Duty oyununun ismi tabii ki bu yüzden “Modern Warfare” olarak revize edilmiş oldu. Güzel kurgulanmış, makul senaryosu ile Call of Duty 4, sadece bir “güncellenmiş devam oyunu” olmaktan öteye gitti. Zira harika çoklu oyuncu desteği ve akıcı tek kişilik hikâyesi ile alanındaki onlarca rakibi ezerek geçebilen bir FPS olmayı başarabildi.

Boyut : 6.3 GB

Roma Total War (Barbarian Invasion + Alexander + 1.6 Patch)

Oyuna Roma imparatorluğuna bağlı olan 3 aileden birinde başlıyoruz.Bu aileler Scipii,Brutii ve Julii olarak adlandırılmış.Bu üç ailede senatoya bağlı olup senatonun verdiği görevleri yapmak zorundalar.Eğer senato tarafından verilen görevler yerine getirilmezse klanınızın en güçlü generalini esrarengiz bir suikaste kurban verebilir yada önemli gelir kaynağı olan olimpiyatların ülkenizden kaldırılmasını üzgün bir şekilde izleyebilirsiniz.Senato,tarihi gerçekler üzerinde size görevler veriyor.Örneğin Galya’yı fetheden Jull Sezarın soyundansanız daha çok galyaya yönlendiriliyorsunuz yada Hannibal’ı yenen Scipii Africanus’un soyundansanız Kartaca’ya yönlendiriliyorsunuz.

Oyunda bu üç aile dışında Yunanlılar,Makedonlar ve Mısırlılar gibi ülkeler var.
Oyun 300’den fazla üniteye sahip.Ve yeni geliştirilen motorla bir ekranda 30 bin kişiyi yönetmek ve savaştırmak olanaksız değil.Dev meydan savaşlarında ise kuracağınız strateji çok önemli.Uzun mızraklı hokpiteler ve güçlü eqoist’ler ile dev orduları büyük bozgunlara uğratmak içten bile değil…
Oyun birçok patch ile daha da geliştirildi.Barbarian Invasian ekiyle barbar akınlarını engelleyebilir yada Great Alexander ekiyle İskender’in dev ordusuyla Asya’ya yürüyebilirsiniz.

Boyut : 2.6 GB

Half Life 2 -Episode Two

Valve Corporation tarafından geliştirilen, Episode One ile başlayan Episode üçlemesinin ikinci oyunu.
Episode One yapımının devamı olarak tanımlanan Episode Two, Episode One’da Gordon Freeman ve Alyx Vance’in Citadel’den çaldıkları bilginin, Citadel’de büyümekte olan boyut kapısının kapatılması için Dr. Kleiner ve Eli Vance’nin bulunduğu, White Forest’teki karargaha götürülme sürecini konu alır.

Boyut : 2.6 GB

Tomb Raider : Anniversary

1945’te, Los Alamos, New Mexico’da geçen bir demoyla başlıyor. Buraya atılan bir atom bombasıyla bütün kasaba dağılır. Patlama yerinden çıkan ateşin içinden birden belirsiz ve kanatlı bir yaratık gökyüzüne fırlar. Bundan sonra 1996’da, Larson sayesinde ünlü ve zengin iş kadını Natla ile tanışır. Sonradan en büyük düşmanı olacak Natla, Atlantean Scion’un parçalarını istemektedir. Üç parçadan oluşan bu Scionu, Natla ele geçirmeye göz koymuştur. Her bir parçası Peru, Yunanistan ve Mısır’da olan Scion macerasına Lara, Peru’nın karlı dağlarındaki mağralardan başlar. Peru ülkesinin son bölümü olan Tomb Of Qualopec bölümünün sonunda, ilk parçayı alan Lara, bunu hemen isteyen Larson ile de savaşır.

Lara, Natla ve adamlarının kötü niyetli olduğunu ilerleyen bölümlerde anlamıştır. Mısır’da mumyalarla ve tuzaklarla dolu kutsal ve özel bir yerde son parçayı bulan Lara, Mısır’daki mağaradan çıktığında Natla ve adamları ile karşılaşır. Üç parçayı Lara birleştirir. Ve Atlantis tanrılarının, Natla’yla yaptığı önemli konuşmayı izler. O sırada Natla adamlarına onu öldürmesi ister ve nehre atlayarak kurtulan Lara, motorsiklete biner ve onların binndiği deniz motorunu yüzerek takip eder. Lara, Kayıp Adaya varmıştır.
Burada ise Natla’nın yönlendirdiği canavarlala ve adamlarıyla savaşır. Natla’yı sonunda yüksek bir çukurda lavların içine atar. Scionları da yok eder. Artık Lara Los Alomas’taki faciada ortaya çıkan mutantı öldürür. Ada denize batmaktadır ve Lara’nın adayı terk etmesi gerekir.Lara adadan gider ve yeni maceralarına doğru yelken açar.

Boyut : 2.6 GB

Şimdilik bu kadar yeter..

Devamı gelecek mutlaka

Reklamlar