Yazacağım bu konuyu okurken; ateist, müslüman, hristiyan, deist, materyalist ya da her ne inancınız var ise işte o tabularınızı cebinize koyarak okuyun.

Kader nedir? Yaratıcı bir güç var ve görünmez iplerimizi nereye çekerse oraya gidiyoruz? Derin mantık olarak bu mu? Dinlere göre bu. İnançların bazılarına göre ise kader var ama kendimiz şekil verebiliriz. Matrix’deki mavi-kırmızı hap olayı gibi.

Fakat benim anlatacağım bunlardan da farklı. Dedim ya tabularınızı cebinize koyun. Bu arada Umut Kaya çalıyor 🙂

Bir kaç yıldır ve bir kaç olay dizgileriyle karşıma çıkan bir şey var ama anlam veremiyorum. Mesela hayatımı olumsuz yönde değiştirecek bir kaç insanı düşünün. Hiç ummadığınız anda karşınıza çıkıyor.

Şöyle örnek veriyim..Bir gün sinemaya gidiyorsunuz tek başınıza kafanız dalgın. Film arasında tuvalette ilk okuldan beri haber alamadığınız ama o zamanlar çok sevdiğiniz bir arkadaşınız ile karşıılaşıp kucaklaşıyorsunuz felan. Lavabodan çıkıp sigara diplemeye giderken lavabonun önünde bekleyen sevgilisi ile tanıştırıyor sizi. (daha&helliip;)

Agarta’nın Öyküsü
Agarta ismini, Batıda ilk defa 19. yüzyılda Saint-Yves d’Alveydre kullanmıştır. Bu ilginç okultist, Orta Asya manastırlarına mensup inisiyeler ile görüşme imkânı bulmuş ve bu görüşmeler sırasında öğrenmiş olduğu bilgileri “Hind’in Misyonu” adlı kitabında biraraya getirmiştir. Onun ardından, Fransız konsolosu olan Jacoliot “Hint’teki Tevrat adlı eserinde, teozofinin kurucusu olan H. P. Blavatsky’de “Gizli Doktrin ve Gün lşığına Çıkarılmış İsis” adlı eserinde Agarta’yı tekrar gündeme getirmişlerdir. Bir süre sonra konuyu bu kez Rene Guenon ele almıştır ve onun belirttiğine göre: binlerce yıl önce cereyan etmiş olan bir tufan, o sıralarda bugünkü Gobi yöresinde yer almakta olan çok gelişmiş bir uygarlığı yerle bir etmiştir. Bu yörede yaşamakta olan ve “Öteye Ait Zekâların Oğulları” diye anılan ruhsal bilgeler, tufan sırasında, Himalayalar’ın altında yer almakta olan muazzam bir mağara şebekesine sığınmışlardır. (daha&helliip;)


Bu anılar 1947 yılının Şubat ve Mart aylarında yazıldı.

Kutup Kaşifi Amiral Byrd´ün içinde bulunduğu koşullar dayanılabilir ve güvenilirdi. Başka kişiler tarafından da bir hayal olayının yaşanmadığı yönünde güvence verildi. Yazılanlar, Amiral´in birebir sözcükleridir. Kuzey Kutbu´nun uzun bir gecesinde yazılmış ve ciddi bir kaşifin ve bilim adamının parlak gün ışığı altında yaşadığı gerçeği anlatmaktadır.
İç Dünya (Agarta)´nın Arianni bölgesi’nin keşfi! (daha&helliip;)