Yakın arkadaşlarım bilir asla sözümü esirgemem! Akp ve Mü-Yap’ın yaptığı rezilliğin adı gerciliğin şova dönüşmesi. Hadi o bir yana, buna bizim boyun eğmemiz ve internet dediğimiz “bilgi denizindeki” adaların bize para vermediğimiz için “satılmak istenmesi” ve de buna ses çıkarmamamıza ne denir onu bir düşünün!

Kömüre, oduna, buz dolabına oyunu, şerefini, vatanını satan kitleler arasında yaşıyoruz evet! Ama onlara boyun eğip “onların” kullanmadığı internetimizi kısıtlamalarına ve hayatımızı “yasaklar” ile çevirmelerine göz yummak da aynı kapıya çıkmaz mı?

TEPKİNİZİ GÖSTERİN ARTIK !!! YETER !!!

Dünya bize gülüyor ya. Suudi Arabistandan farkımız ne? Şeriat ! Merak etmeyin “her yerde Mustafa Kemal Atatürk’ün torunlarıyız” demesini biliyorsak, tepkimizi de göstereceğiz. Emin olun Atatürk olsa bu şerefsizleri kurşuna dizerdi Taksim meydanında.

Tepkinizi “3.Şahıslar” (Devlet bize bu adı veriyor hukukta. Neden? Engele takılan biz değiliz çünkü!! şirketler 2.Şahıs ama!! ) olarak göstermenin yollarını da gösteriyorum size; Aşağıdaki bu resmin çıktısını alıp zarfa koyun ve (daha&helliip;)

Reklamlar

“Bugün elime 2500 TL’lik güzel bir borç ulaştı. Bekliyordum zaten ama en azından bu kadar çabuk beklemiyordum. Memur bile olamadık. Zaten okuduğuma da bin pişmanım, okuduklarımız da uçtu ama borç uçmamış”

İşte bu sözler M.A isimli bir üniversite mezununa ait. O, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan (YURTKUR) kredi alan, ancak mezun olduktan sonra bu borcu geri ödeyemeyen ve haciz kıskacına giren yaklaşık 220 bin üniversite öğrencisinden sadece biri…
Kriz teğet geçti değil mi? Siz gidin hala ülkeyi satan akp’ye oy verin !! (daha&helliip;)