Uçan Spagetti Canavarı'nın ÇilesiPastafaryanizm (ya da Uçan Spagetti Canavarı dini) 2005 yılında Bobby Henderson’ın, Evrim Teorisine alternatif olarak Akıllı Tasarım tezinin okullarda okutulmasını isteyen Kansas eğitim kuruluna, Uçan Spagetti Canavarı’nın dünyayı yaratmış torunu ha olduğuna dair teorinin de müfredata alınması talebiyle bir açık mektup göndermesi ile kuruldu.

Oregon Üniversitesi fizik bölümü mezunu Bobby Henderson’ın göndermiş olduğu mektubu ve mektubuna kurul üyelerinden gelen tepkileri internet sitesinde yayınlamasıyla Pastafaryan dininin ünü tüm internet alemine yayıldı ve dünyanın dört bir yanından pek çok ateist kendilerini Pastafaryan olarak ilan etti.  (mektup,dinin ayetleri ve nasıl ortaya çıktığı yazının devamı için tıklayın) (daha&helliip;)

Sıcaktan nemlenmiş parmaklarımın arasından sızan balçık gibi aşk aslında.
Ne var olmamasını istersiniz, ne de tamamen ruhunuzda dolaşmasını
Yeni uyanıdığınızdaki karmaşıklık gibidir gözlerinizdeki
Çıkıp gitmek istersiniz bedeninizden fakat hep bir çift göze bağımlı yaşarsınız

Vur ellerinle omuzlarıma…
Edebileceğin en edebî hakaretlere siper aldım, önümde anılar var
Bir erkeğin aldatışının yıl dönümü gibi hissettim birden
Yapılan imla hataları bile gözyaşı oldu, aktı, geçti…
Ger yayını ve sapla artık oklarını
Her gözyaşı düştüğünde yastığına
Sanki kan damlar ellerimden dizlerime
İstediğin durdurmak mı bu kalbi?

Numunesi olmayan bir sevgi yarattık damarlarımızdan süzdüğümüz sezgilerimizle. Alaşağı ettik bütün düşleri; imkânsız denilen ve hiçbir kelebeği incitmeyecek kadar narin dokundum kalbinin tozlarına. Seni hiçbir nefes aralığımda almadığım zevkten daha yüce sevdim ve hiçbir zaman silinmeyecek âşk romanlarının kutsal sayfalarındaki kadar derin düşüncelerim. Aşırı doz aşk bizim yaşadığımız; ne ben sensiz yapabilirim, ne de sen bana bağımlılığın olmadan. (daha&helliip;)

Ketum Zerdüştlere âşık olmak istedin hep gözlerin kapalı. Kapı menteşelerinden daha soğuk ve kilitliydi çevren, hiçbir mantığa açmıyordu kapısını. Pitikare mor kravatını doladın boynuna, sistemlerin nefesini kesmek adına. Kendine seranad ettin mürekkepleri her saniye, düştü tansiyonun yerlerde süründü. Silgileri âşık ettin kendine ketum Zerdüştlerden korktuğun için belki de. (daha&helliip;)

Sabah yine kör oLmuş ,yeni doğmuş bebek gibi gözLerini açamıyordu.Sabaha kadar sevişmiş gibiydi; saçLarı oLdukça dağınık.Yüzüne bir miktar su çarptı ancak uyanmak için.SaçLarını biraz daha dağıtarak kahvaltı için su koydu çaydanLığa fakat kahve için.
KahvaLtı ederken dün aLdığı karikatür dergisini okuyarak vakit geçirdi masanın başında sonra biLgisayarın başına geçip msn’i ve kayipsite’yi kapattı.Sonra da biLgisayarı kapatıp giyinmeye koyuLdu. Pitkare pantoLonunu giyip zincir taktı kemerLiğine tutturarak, üstüne de dar kesim açık renk gömLeğini giyerek sandaLyeye oturdu. (daha&helliip;)

Dalların yerlere kadar uzanmış ve gülücüklerinde boğulmuşsun.Çürük bir ağaç dalı kadar çaresiz ve sürüklenmek için mavi rüzgarlara hasret yaşıyorsun.Ne bir soranın var ne de seni arayacak kadar boş vakti olan bir kişilik.Sevgilerden yoksun yaşamak sanıyorsun nefes almayı ve kadeh kaldırırken söylenecek bir cümle dahi kuramıyorsun aslında.Beyninin odaları bomboş ve çaresizsin boş vakitlerinde. Bütün dünya her kurşun düştüğünde yere bir damla yaş dökerken; sen umursamazca gülmeye yelteniyorsun.
Hey ! Topraklar kırmızıya boyandı ve ciğerler su topladı.Yaprak gibi dökülmüyor artık takvim sayfaları.Son güneş çoktan battı ve ay eşlik ediyor ayak izlerimize.Uyanma vaktin çoktan geçti. Zamanlaman yanlış olacak ve kış güneşi sanacaksın ilerdeki şehrin ateşini…