21

Sky Harbor Uluslararası Havaalanında uyanırsın.
Saatini iki saat geri al.

Servis otobüsüyle Phoenix’e gidiyorum ve girdiğim her barda, iyi bir yumruğun yanak etini, kemiğin sivri kenarına paketlemesi sonucu, gözünün kenarında dikişler olan herifler görüyorum. Burunları yamulmuş olan herifler var ve bardaki bu herifler beni yanağımdaki büzüşmüş delikle görüyorlar ve bir anda aile oluveriyoruz.

Tyler uzun bir süredir eve gelmiyor. Ben küçük işime gidiyorum. Bir havaalanından diğerine koşturup, içinde insanların öldüğü arabalara bakıyorum. Seyahatin büyüsü. Minik bir hayat. Minik sabunlar. Minik uçak koltukları.

Gittiğim her yerde Tyler’ı soruyorum.
Onu bulma ihtimaline karşılık, kurban ettiğim on iki kişinin ehliyetini cebimde taşıyorum.
Girdiğim her barda, her lanet olası barda dövülmüş herifler görüyorum. Gittiğim her barda boynuma sarılıp, bana bira ısmarlamak istiyorlar. Hangi barların dövüş kulübü olduğunu zaten biliyormuşum gibi. (daha&helliip;)

17

Patronum masama başka bir kağıt parçası daha getiriyor ve dirseğimin hizasına yerleştiriyor. Artık kravat bile takmıyorum. Patronum mavi kravatını taktığına göre, bugün Perşembe olmalı. Patronun odasının kapısı sürekli kapalı ve fotokopi makinesinde dövüş kulübü kurallarını bulduğundan beri günde iki kelimeden fazla hiç konuşmadık ve belki de ben bir tüfekle onun bağırsaklarını dışarı çıkaracağımı ima ettim. Yine ortalıkta şebek gibi geziniyorum işte.

Yada Ulaştırma Bakanlığındaki Uyumluluk konusuyla ilgilenen insanları arayabilirim. Üretime girmeden önce hiçbir çarpışma testinde başarılı olamamış bir ön koltuk destek mekanizması var.
Nereye bakacağınızı bilirseniz, her yerde yanmış cesetler görebilirsiniz. (daha&helliip;)

13

Regent Oteline vardığımda Marla, bornozla lobide bekliyordu. Beni işten arayıp, jimnastik, kütüphane, çamaşır yada iş çıkışı için ne halt planlıyorsam ekip, kendisini ziyaret etmemi istedi.
Marla’nın aramasının sebebi bu, çünkü benden nefret ediyor.
Kolajen yatırım fonuyla ilgili hiçbir şey söylemiyor.

Marla’nın söylemeye çalıştığı şey, ona bir kıyak yapıp yapamayacağımla ilgili. Öğleden sonra yatakta yatıyormuş. Marla, Meals on Wheels’in Marla’nın ölü komşularına teslim ettiği yemeklerle yaşıyor; Marla yemekleri komşularının yerine teslim alıyor ve onların uyuduğunu söylüyor. (daha&helliip;)

8

Pantolonumdaki kurumuş kanlar yüzünden patronum beni eve yolladı, korkunç bir keyif aldım. Çeneme açılmış olan delik bir türlü iyileşmiyor. İşe gidiyorum ve yumruklanmış göz oyuklarım, görebilmek için bıraktığım ufak deliklerin etrafında şişik esmer ekmek gibi duruyor. Bugüne kadar bu derece ortada olan bir Zen Ustası haline gelmek ve kimse tarafından fark edilmemek beni delirtirdi. Ama hala küçük FAKS olayını yapıyorum. Küçük HAIKU’lar yazıyorum ve herkese FAKSLIYORUM. İş yerinde insanlar yanımdan geçiyor ve herkesin düşmanca YÜZÜNDE tamamen ZEN oluyorum.

İşçi arılar ayrılabilir
Hatta erkek arılar bile uçup gidebilir
Kraliçe arı onların kölesidir (daha&helliip;)

Kapıcı “Bir çok genç insan dünyayı etkilemek için bir sürü şey satın alıyor.” dedi.
Tyler’ı aradım.
Tyler’ın Paper Sokağındaki kiralık evinin telefonu çaldı.
Tyler, lütfen kurtar beni.
Telefon bir kez daha çaldı.
Kapıcı omzuma doğru eğildi ve “Birçok genç insan ne istediğini bilmiyor.” dedi.
Tyler, lütfen koru beni.
Ve telefon bir kez daha çaldı.
“Genç insanlar tüm dünyayı istediklerini sanıyorlar.”
Beni İsveç mobilyasından kurtar.
Beni akılcı sanattan kurtar.
Ve telefon bir kez daha çaldı ve Tyler telefonu açtı.
“Eğer ne istediğini bilmiyorsan” dedi kapıcı, “kendini istemediğin bir sürü şeyi satın almış olarak bulursun.”
Bir daha asla tam olmayayım.
Bir daha asla hoşnut olmayayım.
Bir daha asla mükemmel olmayayım.
Tam ve mükemmel olmaktan koru beni Tyler.

Tyler’la bir barda buluşmaya karar verdik.
Kapıcı, polisin bana ulaşabileceği bir numara bırakmamı istedi. Hala yağmur yağıyordu. Audi’m hala park yerindeydi ama ön cama Dakapo marka halojen lambası bir meşale gibi saplanmıştı. (daha&helliip;)

Yeraltı Edebiyatı türünü yaratan Chuck Palahniuk tarafından yazılan ve Bradd Pitt, Edward Norton ve Helena Bonham Carter gibi ünlü isimlerin rol aldığı filme uyarlanan Fight Club kitabının türkçe çevirisini bölümler halinde yayınlıyorum.

DÖVÜŞ KULUBÜ

1

TYLER bana garson olarak bir iş buluyor, sonra Tyler ağzıma bir silah sokuyor ve ebedi hayata ilk adım olarak ölmen gerekiyor diyor. Aslında uzun bir süredir Tyler ve ben birbirimizin en iyi dostuyduk. İnsanlar hep sorar, Tyler Durden hakkında bir şeyler biliyor muydum?
Silahın namlusu boğazımın sonuna kadar dayanmış, “Gerçekten ölmeyeceğiz” diyor Tyler.
Dilimle silahın namlusuna açtığımız susturucu deliklerini hissedebiliyorum. (daha&helliip;)